Cilt kanseri, dünya genelinde en yaygın kanser türleri arasında yer alırken, son yıllarda görülme sıklığında kayda değer bir artış yaşanmaktadır. Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Eren, Mayıs Ayı Cilt Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, özellikle güneşin zararlı etkilerine karşı dikkatli olmanın önemini vurguladı. Dr. Eren, cilt kanserinin derideki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucunda meydana geldiğini belirtti ve en büyük risk faktörünün ultraviyole (UV) ışınları ile maruz kalmak olduğunu ifade etti. Açık tenli, sık güneş yanığı geçiren, çok sayıda beni olan, solaryum kullanan ve ailesinde cilt kanseri öyküsü bulunan bireylerin daha yüksek risk altında olduğunu vurguladı.
**Son Yıllarda Artış Gözleniyor**
Dr. Eren, son yıllarda cilt kanseri vakalarında önemli bir artış yaşandığını belirtti: “Güneşe maruz kalma süresinin artması, bronzlaşma alışkanlıkları, solaryum kullanımı ve yaşam süresinin uzaması bu artışın temel nedenleri arasında. Ayrıca toplumda farkındalığın artması ve erken tanı yöntemlerinin yaygınlaşması, daha fazla vakanın tespit edilmesine yardımcı oluyor” dedi.
**Cilt Kanseri Türleri Hakkında Bilgi**
Cilt kanserinin çeşitli türleri bulunduğunu söyleyen Dr. Eren, “En sık görülen tür olan bazal hücreli karsinom genellikle yavaş ilerlerken, skuamöz hücreli karsinom daha agresif bir seyir izleyebilir. Melanom ise daha nadir görülmesine rağmen en tehlikeli türdür ve hızlı yayılma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle erken teşhis hayati önem taşır” şeklinde konuştu.
**Güneş Işınlarının Zararı**
Güneşten gelen UV ışınlarının ciltte DNA hasarına yol açarak kanser gelişimini tetiklediğini belirten Dr. Eren, özellikle 10:00 ile 16:00 saatleri arasında güneşe çıkmanın riskli olduğunu kaydetti. “Çocukluk ve gençlik dönemlerinde yaşanan tekrarlayan güneş yanıkları, ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini önemli ölçüde artırır” dedi.
**Güneş Kreminin Önemi**
Dr. Eren, güneş kremlerinin düzenli ve doğru kullanıldığında koruyucu olduğunu, en az SPF 30 içeren geniş spektrumlu ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti. “Güneşe çıkmadan önce sürülmeli ve 2-3 saatte bir yenilenmelidir. Ancak bu önlem tek başına yeterli değildir; şapka, güneş gözlüğü ve koruyucu giysilerle desteklenmelidir” dedi.
**Solaryum Kullanımı Hakkında Uyarılar**
Solaryum kullanımının cilt kanseri riskini artırdığına dikkat çeken Dr. Eren, “Solaryum cihazları yoğun UV ışını yayarak cilt hücrelerinde hasara yol açar. Özellikle genç yaşta başlanması riski daha da artırır. Dünya Sağlık Örgütü, solaryumu kanserojen olarak sınıflandırmaktadır” ifadelerini kullandı.
**Benlerdeki Değişikliklere Dikkat**
Cilt kanserinin erken belirtileri arasında benlerdeki değişimlerin takip edilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Eren, “Bir benin şeklinin bozulması, kenarlarının düzensizleşmesi, renk değişikliği, büyüme, kaşıntı veya kanama gibi durumlar uyarıcı olabilir. Diğer benlerden farklı görünen lezyonlar mutlaka değerlendirilmelidir” uyarısında bulundu.
**Erken Tanının Önemi**
Erken teşhisin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Eren, düzenli cilt kontrolünün önemine dikkat çekti. “Kişiler her 3-6 ayda bir ciltlerini kontrol etmelidir. İyi aydınlatılmış bir ortamda, ayna yardımıyla tüm vücut gözden geçirilmelidir. Yeni oluşan veya değişim gösteren lezyonlar fark edildiğinde vakit kaybetmeden dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Erken evrede yakalanan cilt kanserleri genellikle tamamen tedavi edilebilir” dedi.
**Basit Önlemlerle Korunma Sağlanabilir**
Cilt kanserinden korunmanın en etkili yolunun güneşten korunmak olduğunu belirten Dr. Eren, günlük hayatta alınabilecek basit önlemleri şöyle sıraladı: “Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamak, düzenli güneş kremi kullanmak, şapka ve güneş gözlüğü takmak, gölgede kalmak ve solaryumdan uzak durmak riski önemli ölçüde azaltır.”