Mustafa Şentop’tan Erdoğan’ın adaylığına cevap! Aday olabileceğini 60 sayfayla anlattı

Haber Merkezi

Türkiye’de seçim çalışmaları hız kesmeden devam ediyor…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3’üncü defa adaylığıyla ilgili tartışmalar sürüyor.

Konuya açıklık getiren TBMM Başkanı Mustafa Şentop, 2022 yılının Mart ayında yayınladığı hakemli makalesinin ardından, ilk makalesine yöneltilen eleştirileri cevaplayarak, yeni bir makale yayınladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığına ilişkin açıklama

Şentop yeni yayınladığı makalede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “aday olamaz” tezlerini çürüttü.

Şentop, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi’nde yayınlanan 40 sayfalık makalesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına aday olmasının önünde hukuki bir engel bulunmadığını açıkladı.

Yayınlanan makale ardından farklı eleştiriler gündeme gelirken, bilimsel bir mecradan karşı bir iddia ortaya atılmadı.

Kemal Başak imzalı yazı gündeme geldi

Öte yandan, Mülkiye Dergisi’nde 2022 yılının Eylül ayında yayınlanan Kemal Başak imzalı bir yazıyla Şentop’un ilk makalesine dönük bir cevap yayınlandı.

Mülkiye Dergisi’nde yayınlanan makalelerin büyük çoğunluğu hakem incelemesinden geçmesine rağmen hakem incelemesine tabi tutulmayan yazı yeni tartışma doğurdu.

Yayınlanan yazı “tartışma” başlığıyla, özellikle yazarının kim olduğu noktasında tartışmalar doğurdu.

Şentop cevap verdi

Şentop yeni makalesinde ayrıca, kimliği konusunda bu kadar belirsizlik bulunan birisini muhatap alıp Kemal Başak imzasıyla yayınlanan yazıya kapsamlı bir cevap yazmasının sebebini de şu şekilde ifade etti:

Söz konusu yazının, Anayasa’nın 101’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilme kuralının parlamenter sistem dönemindeki Cumhurbaşkanı seçimlerinin de dikkate alınması suretiyle uygulanması gerektiğini savunan akademisyenlerle siyasiler tarafından ileri sürülen çeşitli argümanların derlemesi niteliğinde olduğu için önem arz etmesi.

Anayasa’nın da bir kanun olduğundan başlanılarak anlattı

Şentop’un yeni makalesinde, Kemal Başak’ın yazısında ısrarla savunulan “hukukumuzda bir kimsenin en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebileceği yönünde bir kural bulunduğu ve bu kuralın 2017 yılında yapılan Anayasa değişikliğine konu edilmediği” görüşünün neden geçerli kabul edilemeyeceği, Türk Hukuku’nda kanunun ne anlama geldiğinden ve teknik anlamda Anayasa’nın da bir kanun olduğundan başlanılarak, tane tane anlatıldı.

Bu kapsamda makalede Şentop tarafından özetle, “Türk hukukunda kanun kavramıyla ifade edilen, şekli anlamda kanun anlayışına uygun olarak, yasama organı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, kanun adı altında ve kanun yapma usulüne uygun şekilde kabul edilip yürürlüğe konulan kural işlemlerdir.”

“Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir”

Bu tanımlama çerçevesinde Türk Pozitif Hukukunda “bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” şeklindeki cümleyi kanun haline getiren iki ayrı kanunun bulunduğu hususu tartışmasızdır.

İlk olarak 31.10.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesi, “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” hükmünü muhtevidir.

5678 sayılı Kanun’un değiştirdiği Anayasa’nın 101’inci maddesi daha sonra 2017 yılında, 6771 sayılı Kanun’la bir değişikliğe daha uğramıştır.

6771 sayılı Kanun’un 7’nci maddesi, 2709 sayılı Anayasa’nın 101’nci maddesini başlığıyla birlikte bütünüyle değiştirmiş; bunu yaparken 101’inci maddeyi yeniden kaleme almış ve yeniden yazdığı 101’inci maddede “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” cümlesine, yine ikinci fıkranın ikinci cümlesi olarak tekrar yer vermiştir.

“2 ayrı halk oylamasında Türk Milleti tarafından bir Anayasa kuralı olarak kabul edilmiştir”

Bu silsilenin doğal sonucu şudur şeklindeki değerlendirmelere yer verildi:

Türk pozitif hukukunda bugüne kadar yürürlük kazanan “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” şeklinde 2 Anayasa kuralı vardır. … “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” cümlesi … Türkiye Büyük Millet Meclisinde farklı tarihlerde 2 ayrı Anayasa değişikliği kanunu teklifine konu edilmiş, Anayasa Komisyonu tarafından farklı tarihlerde 2 defa oylanmış ve kabul edilmiş, yine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda da farklı tarihlerde 2 defa (ayrı ayrı) gizli oylama ile kabul edilmiş ve son olarak biri 21.10.2007 tarihinde, diğeri ilkinden yaklaşık on sene sonra 16.04.2017 tarihinde olmak üzere farklı tarihlerde gerçekleştirilen 2 ayrı halk oylamasında Türk Milleti tarafından bir Anayasa kuralı olarak kabul edilmiştir.

Hukukçu olmayanlar için ayrı tabloya da yer verildi

Şentop’un yazısında, hukukçu olmayanların da anlamasını kolaylaştırmak amacıyla konuyla ilgili çeşitli tablolara yer verildi.

Birinci (1.) “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” kuralı İkinci (2.) “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçileblir” kuralı

Kanun 1: 5678 sayılı Kanun’un 4. maddesi Kanun 2: 6771 sayılı Kanun’un 7. maddesi

Kanun 1’in Yayımlandığı Resmî Gazete: 16.06.2007 tarihli, 26554 sayılı Resmî Gazete

Kanun No.5678

MADDE 4 – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 101 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 101 – Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir. Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. … Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.”

Kanun 2’nin Yayımlandığı Resmî Gazete: 11.02.2017 tarihli, 29976 sayılı Resmî Gazete Kanun No.6771…

MADDE 7 – 2709 sayılı Kanunun 101 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“A. Adaylık ve seçimi MADDE 101 – Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir.

Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir. … Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin diğer usul ve esaslar kanunla düzenlenir.”

Birinci (1.) “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” kuralının yasalaşmasına dair kanun koyucu iradesinin tezahür şekli: Söz konusu kuralın bir Anayasa hükmü olması doğrultusunda TBMM Genel Kurulunda 31.05.2007 tarihinde yapılan oylamada 369 milletvekilinin olumlu oy kullanması ve 21.10.2007 tarihinde yapılan halkoylamasında seçmenlerin %68,95 oranındaki evet oyu İkinci (2.) “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” kuralının yasalaşmasına dair kanun koyucu iradesinin tezahür şekli: Söz konusu kuralın bir Anayasa hükmü olması doğrultusunda TBMM Genel Kurulunda 18.01.2017 tarihinde yapılan oylamada 340 milletvekilinin olumlu oy kullanması ve 16.04.2017 tarihinde yapılan halkoylamasında seçmenlerin %51,41 oranındaki evet oyu Şentop’un yeni makalesinde yer verilen 5. Tablo Şentop, İstanbul Hukuk Mecmuası’nda 24.03.2023 tarihinde yayınlanan yeni makalesi ile hem Kemal Başak’ın yazısındaki iddiaları hem de söz konusu yazıdan hareketle kamuoyunda oluşturulmak istenen algıyı çürüttü.

İkinci defa 60 sayfalık bir makale yayınlandı

60 sayfalık kapsamlı makalesinde Şentop, Kemal Başak’ın itiraz noktalarına tek tek cevap verdi ve ilk maddesinde iddia ettiği şekilde, parlamenter sistem döneminde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, yeni hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı seçilme konusunda var olan sayı sınırlaması uygulanırken neden dikkate alınmaması gerektiğini delilleriyle ortaya koydu.

Erdoğan’ın aday olabileceğini çürüten madde

Bu şekilde, Türk Hukukunda bugüne kadar yürürlük kazanan “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” şeklinde birbirinden farklı iki kural bulunduğunu ortaya koyan ve Kemal Başak’ın aksi yöndeki iddialarını çürüten Şentop, bu durumun hukuki sonucunu ise şu şekilde açıkladı: “Türk pozitif hukukunda bir kimsenin en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebileceğine ilişkin ayrı ayrı iki kanun hükmü varsa bunun doğal sonucu, bu iki kanun hükmünün ayrı ayrı iki yürürlük tarihinin bulunmasıdır. … Detaylandırmak gerekirse, Anayasa’nın 101’inci maddesini değiştiren 5678 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin metnine dâhil olan “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” kuralı, 21.10.2007 tarihinde gerçekleştirilen halkoylaması sonucunda kabul edilmesinin ardından, (5678 Kanun’un 4’üncü maddesi ile değişik Anayasa’nın 101’inci maddesinin diğer hükümleri ile birlikte) 31.10.2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anayasa’nın 101’inci maddesini (tekrar) değiştiren 6771 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin metnine dâhil olan (ikinci) “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir kuralı ise, 16.04.2017 tarihinde gerçekleştirilen halkoylamasının ardından, 6771 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 6771 sayılı Kanun’un kabul edilmesinden sonra birlikte yapılacak ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarih olan 30.04.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu kurallardan sonuncusu 30.04.2018 tarihinde yürürlüğe girdiği için, kanunların zaman bakımından uygulanmasına ilişkin kurallar gereğince ancak bu tarihten ileriye doğru uygulanabilecek; aksi Anayasa’da geçici bir madde ile öngörülmediği sürece, geçmişte yaşanan olaylar ve durumlar hakkında hüküm ve sonuç doğuramayacaktır. 30.04.2018 tarihinden bugüne kadar ise Türkiye’de henüz sadece bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldığından, 2023 yılında icra edilmesi öngörülen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu kural uyarınca hiçbir adaya kısıtlama uygulanamayacaktır.”

Anayasanın 101/2’inci maddesinin yorumu

Anayasa’nın 101’inci maddesinde yer alan “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” kuralının ancak yürürlüğe girdiği 30.04.2018 tarihinden ileriye dönük şekilde uygulanabileceğini, aksi açıkça Anayasa’da öngörülmediği için geçmişe yürüyerek, daha önce yapılan seçimler hakkında hüküm ve sonuç doğuramayacağını ortaya koyan Şentop, daha sonra Kemal Başak’ın lafzi ve tarihi yorum yönteminden hareketle ileri sürdüğü itirazlarını da çürüttü. Bu kapsamda Şentop ilk makalesinde lafzi, tarihi ve sistematik yorum yöntemleri uyarınca Anayasası’nın 101’inci maddesinde yer alan “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” kuralını yorumlamış ve kuralda yer alan “Cumhurbaşkanı” kelimesiyle anlaşılması gerekenin, gerek kelimenin Anayasa Hukukundaki terim anlamı, gerek kanunun yasalaşma sürecindeki belgelerin ortaya koyduğu anlam, gerekse bu kuralın parçası olduğu Anayasa’nın bütünü içindeki sistematik konumu gereğince “yürütme erki” olduğunu ortaya koymuştu. Buna dayalı olarak da yürütme erki seçimi niteliğinde olmayan parlamenter sistem Cumhurbaşkanlarının seçiminin, bugün 101’inci maddenin uygulanmasında dikkate alınamayacağını belirtmişti.

Kemal Başak adlı yazıya cevap

Kemal Başak imzalı yazıda ise Şentop’un sistematik yorum yöntemine ilişkin açıklamalarına itiraz edilememiş ancak lafzi ve tarihi yorum yöntemlerine ilişkin değerlendirmeleri eleştirilmişti.

Şentop ise İstanbul Hukuk Mecmuası’nın son sayısındaki makalesinde bu eleştirileri de yanıtladı. Yeni makalesinde Şentop’un, özellikle 2017 yılında cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş öngören Anayasa değişikliğinin görüşüldüğü Anayasa Komisyonu’nun raporu hakkındaki detaylı açıklamaları dikkat çekti.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*